25 Eylül 2013 Çarşamba

YÜZBAŞININ KIZI

YÜZBAŞININ KIZI
Şu sıralar okuma önceliğimi yeni çıkan popüler yayınlar alsa da ara ara vazgeçilemez gördüğüm Klasik Rus Edebiyatının vazgeçilmezlerini okumadan kendimi kitap okumuş gibi hissedemiyorum. Özellikle Puşkin'nin sade ve akıcı üslubu bu kitapta da harikalar yaratmış...
Yüzbaşının Kızı romanı Kazak ve köylülerinin Çar ordusunu bozguna uğratması ve bu rejimin sancılı bir dönemini anlatıyor.. Yaşanan kıtlık , iyiliğin ( ve kötülüğün ) hiçbir zaman karşılıksız kalmayacağı ve tabi ki hayatı hiçe sayacak büyük bir aşk...

                             Puşkin Dostyevski'nin mistik tabiri ile ''Gelecekten haber veren bir peygamberimizdir''
Beğenerek okudum ve oğlumun kitaplığında bekleyenler arasında yerini aldı..:)

24 Eylül 2013 Salı

RÜZGARI DİZGİNLEYEN ÇOCUK

RÜZGARI DİZGİNLEYEN ÇOCUK
William Kambwamba
Martı Yayınları
Çeviri: Selim İleri
Sayfa Sayısı: 380

                               Kitaplığımda o kadar uzun süre beklemişti ki :(  Nihayet okudum ve beklettiğim için pişmanlık yaşadım ... 
Kitap mükemmel bir başarı öyküsü üzerine kurulmuş..  Kambwamba sadece rüzgarı değil hayatını da dizginleyen mükemmel bir çocuk... Özellikle ergenlik dönemindeki çocukların mutlaka okuması gereken bir kitap...

En güzel anlatılan bölüm ise kıtlıkla mücadele edildiği bölüm... Bu arada Afrika yaşam tarzı hakkında da oldukça bilgiye sahip oluyorsunuz...

Sf 248- '' ... Sen de öyle, anne,'' diye takılıyordu babam, '' Nihayet aramıza dönmene sevindim. Ama William,eh, güçlü bir rüzgarın o çocuğu tarladan çekip götüreceğinden korkuyordum''
      Artık hepimiz bu konuda gülüşüyorduk, çünkü, insan ancak iyi zamanlarda kötü günlerini kabullenir..
Sf 367- ' Bizi haritaya yerleştirdin dedi,' dedi babam. ''Artık bütün dünya burada olduğumuzu biliyor''
'Sf 380- 'Uçamıyorsan koş; koşamıyorsan yürü; yürüyemiyorsan emekle''


16 Eylül 2013 Pazartesi

MEZOPOTAMYA HİKAYELERİ

MEZOPOTAMYA HİKAYELERİ
Yazar: Hasan Eken
Postiga Yayınları
Sayfa Sayısı:128
Yazarı hakkında pek bir bilgim yoktu kitabı aldığımda.. Almamda etkili olan kitabın adı ve tabi ki kapak resmi oldu.
Bir dönem Diyarbakır'da yaşamamın etkisi de yadsınamaz tabi ki..:)
Adından da anlaşılacağı gibi kitabımız kısa kısa hikayelerden oluşuyor... Hikayeler sürükleyici ve gerçekmiş gibi anlatışmış.. Ben gerçek olduğuna inanıyorum..:)  Çünkü Diyarbakır'da yaşadığım dönem bunlara benzer hikayeler  herkesin dilindeydi...
Kitap da yöresel ağız kullanılmış.. Fakat söylenişte ki farklılıklar dipnotlarda açıklanıyor.. Mezopotamya bölgesi için söylenecek pek bir söz yoktur zaten.. Muhteşem bir coğrafya ve hakkı verilemeyen topraklar...
Beğenerek okudum ve hatta yaşadım diyebilirim..

Fotoğrafta arka kısımda gözüken kale Van kalesi... 

BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ

BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ
Yazar:Khaled Kosseını
Yayınevi: Everest
Çeviri:Püren Özgören
Sayfa Sayısı:430
‘’Bu kentin ne çatılarını ışıldatan ayları sayabilirsin;
Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi’’
Uçurtma Avcısı kitabı ile bağımlısı olduğum yazarın ikinci kitabı… Yazarın belki ilk kitabı kadar güzel harika bir eser… İki kitabı da çok beğendim… Tema bu sefer yine aynı dönemin kadınlar üzerinde ki etkisi bakımından ele alınmış… Din uğruna ,birazda  mecburiyetten olan küçük yaştaki evlilikler, hayallerin yıkılması ,  hayallerin yeni kuşağa aktarılmak istenmesi, yaşanan hüzün , dostluk gene harika işlenmiş. Arka temadaysa neredeyse aynı dönem …Günümüze 20-30 yıl kadar yakınlaşılmış…  Sovyetlerin' in istilası değil, rejim değişikliği sonucu istilanın sona ermesi ve Amerikanın da Afganistan’a yardım göndermek için pek bir nedeninin kalmadığı ve özgürlük beklerken bu sefer de iç çatışma ve öncekinden belki daha da büyük sarsıntılar…
Ve bu kargaşada yolları kesişen iki kadın….

Kesinlikle okunması gereken bir baş yapıt…

Bir kaç alıntı..:
''.. Leyla durdu, el sallayan, sonra duvarın dibinden ayaklarını sürüye sürüye arka avluya geçen, Azize'nin kekelemesini, fay kırılmalarıyla ilgili söylediklerini düşündü; derinlerde şiddetli çarpışmalar yaşanırken , bizim yüzeyde nasıl yalnızca hafif bir titreme hissettiğimizi..
'' Hep kuzeyi gösteren bir pusula ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da mutlaka bir kadını işaret eder...''

11 Eylül 2013 Çarşamba

KARDEŞİMİN HİKAYESİ

Zülfü Livaneli
Dogan Kitap
Sayfa Sayısı:324
Türü:Roman
KARDEŞİMİN HİKAYESİ
Hikayeler nerede başlar, gerçek nerede biter?
O kadar fazla reklamını gördüm ki , Bir Zülfü Livaneli hayranı olarak okumakta geç bile kaldım..
Okumaya başlayınca da tabi ki elimden bırakamadım ve 2 gün içerisinde bitirdim…
Roman oldukça sürükleyici ve kişinin taşıyamayacağı kadar olumsuzluklar yaşadığında beynin nasıl cevap vereceği harika anlatılmış…  Bizler de konuştuğumuz insanların nereye kadar gerçek nereden sonra hikaye anlattığını biliyor muyuz?
Mehmet’in yaşadıkları ona ağır gelmiş olacak ki kendi dünyasında , kendi kurgusu içinde bir yere kadar gerçek bir yere kadar hayal ürünü olan bir yaşamı paylaşıyor…
Ana tema aşk gibi gözükse de aslında kimlik karmasıyla dolu müthiş bir kitap…  
Birkaç alıntı;
Sayfa 20: Anladım ki insan soyunun duygularını anlatan psikolojik derinliklerine inebilen tek bir birikim vardır:Edebiyat
Sayfa 236: "Her insan bedeninin çürüyeceğini bilir ve bundan korkar. Ama çoğu insanın ruhu bedeninden önce çürür; nedense bundan kimse korkmaz.
Sayfa 305: İnsan her şeyi unutarak yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı..


4 Eylül 2013 Çarşamba

DOĞU'DAN UZAKTA

DOĞU’DAN UZAKTA
Amin Maalouf
Yayınevi: YKY
Roman
Sayfa Sayısı:454
Çevri: Ali Berkay
           
                    Adam, Albert, Naim, Samiramis,Murat, Tanya, Ramzi ve Ramiz …  Üniversitede sıkı bir dost olan bu arkadaşlar yıllar sonra Murat’ın ölümü ile tekrar bir araya gelebilme imkanı yakalarlar..
Doğu Akdeniz'de var olan çatışmalar üniversite öğrencisi olan bu dostların her birini dünyanın başka bir köşesine itmiştir….
                        Yaşanılan bu sürgün , giderken arkada bırakılan coğrafya ve bu coğrafyada bırakılan umutlar, hayaller ve bunun getirdiği hüzün ve bir o kadar da kızgınlıklarla dolu bir yaşam….
Din, dil, ırk yüzünden yaşanan ve geride hüzünlü bir anı bırakılarak  ülkelerinden koparılan bu insanların Murat’In ölümü ile tekrar eski anılarını, heyecanlarını canlandırma istekleri….

‘’Kaba kuvvetle ilişkiye maruz bırakılan her şey alçalır.’’
‘’…Burda da seçme şansın yok. Gençlik arkadaşı, kardeş yarısıdır.Onu kardeşliğe aldığın için pişman olabilirsin ama reddedemezsin’’
‘’ ..yazar, siyasi çalkantıların öncelikli olarak siyasetle uğraşmayanları etkilediğini söyler’’
‘’ Görevimiz hassastı çünkü hem Araplar İsrail’in yenilmezliğine, hem de batıyı İsrail’in ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğuna ikna etmemiz gerekiyordu
                                               Eski İsrail Büyükelçisi…’’





22 Ağustos 2013 Perşembe

KIZIL NEHİRLER

KIZIL NEHİRLER
JEAN- CHRISTOPHE GRANGE
DOGAN KİTAP
SAYFA SAYISI: 405
Biz efendiler, biz köleleriz. Biz her yerdeyiz, hem de hiçbir yerde. Biz karar verenleriz. Kızıl nehirlerin hâkimiyiz.
Kitap iki ayrı polis soruşturması ile başlıyor...
Dağlık bir alanda kayaların arasına sıkıştırılmış bir ceset, işkence görmüş ve ana rahmindeki gibi yerleştirilmiş.
Diğer tarafta çalınan evraklar ve boş bir tabut...

Pierre Niemans ; iyi bir dedektif fakat sorgulama esnasında dozu biraz fazla kaçırıyor...
Abduf Karim; Kimsesi olmayan, yetiştirme yurdu ve sokaklarda büyümüş,sonunda hayatını düzene sokmaya karar vermiş ve hukuk fakültesini okumuş fakat arap kökenli olmasından dolayı mesleğini icra edemeyeceğini düşünüp polis olan ve tekrar sokaklara dönen - ki diğer tarafta- yetenekli bir polis..
İki tarafta iki gözü pek polis ve birbiriyle bağlantılı olayları çözme çabası...
Grange'nin okuduğum ikinci kitabı ve şimdiden büyük bir hayranıyım... Polisiye- gerilim severler için kaçırılmayacak bir kitap...