4 Eylül 2013 Çarşamba

DOĞU'DAN UZAKTA

DOĞU’DAN UZAKTA
Amin Maalouf
Yayınevi: YKY
Roman
Sayfa Sayısı:454
Çevri: Ali Berkay
           
                    Adam, Albert, Naim, Samiramis,Murat, Tanya, Ramzi ve Ramiz …  Üniversitede sıkı bir dost olan bu arkadaşlar yıllar sonra Murat’ın ölümü ile tekrar bir araya gelebilme imkanı yakalarlar..
Doğu Akdeniz'de var olan çatışmalar üniversite öğrencisi olan bu dostların her birini dünyanın başka bir köşesine itmiştir….
                        Yaşanılan bu sürgün , giderken arkada bırakılan coğrafya ve bu coğrafyada bırakılan umutlar, hayaller ve bunun getirdiği hüzün ve bir o kadar da kızgınlıklarla dolu bir yaşam….
Din, dil, ırk yüzünden yaşanan ve geride hüzünlü bir anı bırakılarak  ülkelerinden koparılan bu insanların Murat’In ölümü ile tekrar eski anılarını, heyecanlarını canlandırma istekleri….

‘’Kaba kuvvetle ilişkiye maruz bırakılan her şey alçalır.’’
‘’…Burda da seçme şansın yok. Gençlik arkadaşı, kardeş yarısıdır.Onu kardeşliğe aldığın için pişman olabilirsin ama reddedemezsin’’
‘’ ..yazar, siyasi çalkantıların öncelikli olarak siyasetle uğraşmayanları etkilediğini söyler’’
‘’ Görevimiz hassastı çünkü hem Araplar İsrail’in yenilmezliğine, hem de batıyı İsrail’in ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğuna ikna etmemiz gerekiyordu
                                               Eski İsrail Büyükelçisi…’’





22 Ağustos 2013 Perşembe

KIZIL NEHİRLER

KIZIL NEHİRLER
JEAN- CHRISTOPHE GRANGE
DOGAN KİTAP
SAYFA SAYISI: 405
Biz efendiler, biz köleleriz. Biz her yerdeyiz, hem de hiçbir yerde. Biz karar verenleriz. Kızıl nehirlerin hâkimiyiz.
Kitap iki ayrı polis soruşturması ile başlıyor...
Dağlık bir alanda kayaların arasına sıkıştırılmış bir ceset, işkence görmüş ve ana rahmindeki gibi yerleştirilmiş.
Diğer tarafta çalınan evraklar ve boş bir tabut...

Pierre Niemans ; iyi bir dedektif fakat sorgulama esnasında dozu biraz fazla kaçırıyor...
Abduf Karim; Kimsesi olmayan, yetiştirme yurdu ve sokaklarda büyümüş,sonunda hayatını düzene sokmaya karar vermiş ve hukuk fakültesini okumuş fakat arap kökenli olmasından dolayı mesleğini icra edemeyeceğini düşünüp polis olan ve tekrar sokaklara dönen - ki diğer tarafta- yetenekli bir polis..
İki tarafta iki gözü pek polis ve birbiriyle bağlantılı olayları çözme çabası...
Grange'nin okuduğum ikinci kitabı ve şimdiden büyük bir hayranıyım... Polisiye- gerilim severler için kaçırılmayacak bir kitap...



19 Ağustos 2013 Pazartesi

ŞEKER PORTAKALI

ŞEKER PORTAKALI
Lise dönemlerinde ilk kez okuduğum ve şimdide ''BİRLİKTE OKUYALIM'' grubuyla ikinci kez okuduğum bir kitap...
Aynı etkiyi yarattı mı derseniz kesinlikle hayır... Yaşımın ilerlemesi ve çoluk çocuğa karışmam dolayısıyla şu an daha da bir etkiledi..:) 
Yoksulluğun yaşamımıza , çevremize ve aile bağlarına olan etkisi ana temayı oluşturuyor...
Kitap da kahramanımız Zeze... Zeze'nin yaşamının bir bölümü anlatılıyor... Zeze yarı Portekizli yarı kızıldereli bir çocuk... Dünyaya çevresine meraklı bir o kadar da öğrenmek için can atan bir çocuk.. 
                                                     Zeze 'nin meraklı oluşu  ve biraz da  sevgi ve ilgi gösterilmemesinden  dolayı  yaramaz bir çocuk.. Zeze'nin deyimiyle arada bir içine şeytan  giriyor..:)  Fakat ne kadar yaramaz da olsa bir  o kadar duygusal...   Kitabı okurken bir yandan gülümserken bir yandan da duygulanacaksınız..
Fakat Şeker Portakalı kitabının Can Yayınları yerine Can Çocuk'dan çıkmasını tercih ederdim..):
''Şarkı söylemek de istemiyorum. 
İçimde şarkı söyleyen kuşum havalanmıştı''
Çocukların içindeki kuşla birlikte yaşamaları dileğiyle..:)


12 Ağustos 2013 Pazartesi

NAR AĞACI



NAR AĞACI
TİMAŞ YAYINLARI
NAZAN BEKİROĞLU
SAYFA SAYISI:534



NAR AĞACI
Küçük insanların büyük öyküleri…
Nazan Bekiroğlu ile bu kitap sayesinde tanıştım. İyiki de tanışmışım diyorum…
Balkan Harbi, bir tarafta Bolşevik Devrim ve siyasetin üstünde tutulan ve uğruna Trabzon’da kalınan aşk.
Kitaba ilk baktığınızda tarih kokuyor fakat içerisinde aile bağları, uğrunda hayallerinizi bile gömebileceğiniz müthiş bir aşk var…
Ayrıca sadece Osmanlı topraklarında değil Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü ve İstanbul hattında yaşanan bir serüvenle de karşılaşıyorsunuz ve yazarla birlikte onun dedesi Setterhan ve onun uğruna hayatını değiştirdiği Zehra ile çok güzel bir serüvene atılıyorsunuz.
Kitap sürükleyici ve zevk alarak okudum.Ama karakter olarak Setterhan’ın duygusallığından  ve gelenekleri fazlaca önemsemesinden pek hoşlanmadım…Benim beğendiğim karekter Mehdi..:) Tuttuğunu koparan, idealleri uğruna savaşan birisi ..Hani kitapda da fazla üzerinde durulmamış ama o ufacık bahsedilişler sanki tanımam için yetti..:)

Bu arada kitabı okuduktan sonra Taht-ı Süleyman’ı ne kadar görmek istediğimi sanırım söylemem gerek yok ..:)
- Yangın gelince sıradan ayrıntılar anlamını yitirdiği gibi harikulade de sıradanlaşıyordu zahir...
-İnsan içinden yenilenmeyince dışından eskir.
-Her taş da kendi yerinde ağırdı nihayetinde.
-Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim 
 Ben böyle çağırmasam sen öyle gelmezdin 


 

31 Temmuz 2013 Çarşamba

KAİKEN


KAİKEN
Jean -  Chrıstophe GRANGE
Dogan Kitap
Çeviri: Tankut Gökçe
Sayfa Sayısı: 383



KAİKEN
Jean-Chrıstophe Grange’ın okuduğum ilk kitabı .Uzun süredir okumak istediğim fakat bir türlü kitaplarını okuma fırsatı bulamadığım bir yazar. Zararın neresinden dönülse kardır..:)
Polisiye kitapları severim ama bu kitabın da yeri bende ayrı oldu.Sürükleyici, içinde birden fazla konu bulunan ve nasıl bittiğini anlayamayacağınız türden . Özellikle polisiye roman severler muhakkak okumalı..
                    Konusuna gelince ; roman Fransa ve Japonya kültürünü benimsemiş, daha doğrusu Fransa’da Japon kültürünü yaşamaya çalışan ve tam bir japon aşığı olan Passan’ ın içinde bulunduğu karmaşalarla ilgili. Passan evli ve iki çocuk babası bir komiserdir. Çocukluğu ve gençliğinin ilk evrelerinde kimsesizler yurdunda büyümüş, her türlü belaya bulaşmış fakat polis olarak hayatını düzene sokmaya çalışan bir kişidir.
Bir yandan bebek katili olarak düşündüğü Guillard ile – ki dogumcu olarak tanınıyor ve annenin karnını deşerek ortaya çıkan fetüsü yakmasıyla ünlü..-bir yandan evine saldırıda bulunan ve en yakın arkadaşlarının ölümüne neden olan olaylarla uğraşırken 11 yıllık karısını gerçekten tanıyıp tanımadığını da sorguluyor..

Kitapta birden fazla olay yer alıyor ve hepsi de birbirine bağlı olduğundan çok fazla detay veremeyeceğim. Ama az çok Japon kültürüne meraklıysanız ve köklerimizin bizi nasıl etkilediğini  merak ediyorsanız mutlaka okuyun derim…J

Birkaç Alıntı;
Sf58: Basit bir hayatın mı olsun istiyorsun? Sürüye  yakın dur ve orada kendini unut.
Sf357: Kin, uzun vadede hep kazanır.

24 Temmuz 2013 Çarşamba

ALLAH BENİ BÖYLE YARATMIŞ

ALLAH BENİ BÖYLE YARATMIŞ
PuCCa  ... Ve sonunda okudum... Nasılda merak ediyordum... Sürekli karşıma çıkıyor.. Okuyanlar sakın milletin içinde okuma yoksa sessiz sessiz gülmeye çalışır rezil olursun diyorlar... Tabi bende de bir merak sormayın gitsin...:)
D&R da indirime girmiş kaçar mı..:) Hemen aldım ve elimdeki kitap biter bitmez başladım...
Fakat ilk başlarda büyük bir hayal kırıklığına uğradım ve küçük bir kız eline almış kağıt kalem , basmış küfürü , acaba okumasam da birine mi hediye etsem diye düşünüyordum ki kitapla bütünleşebildim...:)
Sonradan başladım kıza üzülmeye .. Küçüklüğünde neler neler yaşamış .. Acaba diyorum ben o yollardan geçsem nasıl olurdum... 
Her neyse kitabı okudum .. Okudukça gülmelerimin yerini iç sızıları almaya başladı... Veee şu anda en sevdiğim kitaplarımın yanına koydum..:)  Bence mükemmel bir kitap... Hani yüzeysel bakılmadığında aile içerisinde yaşananların , boşanmaların ve yerine gelen yeni anne ve babaların çocuk üzerindeki etkisi bu olsa gerek.. İçim burkularak okudum... 
Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor.. Bir genç kızın üniversite dönemini anlatıyor.. Ve tabi ki yaşadıkları ve o yaşadıklarında yaşanan dünün izleri.. Ben beğenerek okudum .. Tavsiye ederim..:)  Hani belki ana yemek yerine değil ama yemek sonrası yenen bir tatlı niyetine okunabilir..:)

KIRMIZI

KIRMIZI
Ted Dekker … Uzun zamandır merak ettiğim ve nedense hep seveceğimi düşündüğüm bir yazar. Yazarın adı ve kitapların kapak tasarımı hep ilgimi çekmiştir..  Denk gelir gelmez de aldım… Ama seri olan bir kitap almışım …Sonradan fark ettim… L Fakat kitabı biraz incelediğimde serinin istenilen kitabından başlanabileceğini gördüm ve keyfim tekrar yerine geldi..:)
Kitap 600 sayfa hani hem güzel hem de kalın bir kitap okumak isteyenler için oldukça güzel bir seçim.. Yani benim için..:)
Kitabın konusunu gelince ; Thomas 25 yaşında bir genç ve ülkeyi yok etmeye başlayan Raison virüsü  ile savaşıyor. Tek amacı Monique de Raison’ ı bulup anti- virüs üretilmeye başlanmasını sağlamak…
               Diğer realitede ise Thomas 40 yaşında , Rachelle ile evli ve iki çocuğu var. 15 yıl önce bulunduğundan beri iyi bir savaşçı olarak yetiştirilmiş. Sonrasında ise Orman Muhafızları’nın komutanı olmuştur. Bu realitede dünya çöllerle kaplı, sadece bazı bölgelerde – ki sayıları 10 bile değil- ormanlık alanlar ve göller mevcut. Thomas bu ormanlık bölgeyi Çöl Sakinleri’nden (serserilerden) korumaya çalışıyor.
                  Thomas uyudukca bu iki realite arasında yer değiştiriyor ve tekrar uyuyana kadar o realite içerisinde kalıyor. Belirli bir süre sonra bu geçişler sorun olmaya başlıyor.. Çünkü herhangi realitede aldığı yara veya darp  diğer realitede de olmuş gibi etkisini göstermeye başlıyor…Bu da Thomas için ürkütücü gerçeği - herhangi birinde meydana gelen ölümle iki dünyadaki varlığının da sona ereceği- anlamasına neden oluyor …  Tabi bundan sonrası sürpriz..:)    Kitabı bitirrmeden elinizden bırakamayacaksınız…
Nefes nefese okunacak bir Ted Dekker destanı…J


Birkaç  alıntı..:)

Sf 115: ‘’ Ya tarihi değiştirmenin bir yolunu bulacak ya da yazıldığı şekilde tarihin yolunu izleyip öleceksiniz..’’