31 Temmuz 2013 Çarşamba

KAİKEN


KAİKEN
Jean -  Chrıstophe GRANGE
Dogan Kitap
Çeviri: Tankut Gökçe
Sayfa Sayısı: 383



KAİKEN
Jean-Chrıstophe Grange’ın okuduğum ilk kitabı .Uzun süredir okumak istediğim fakat bir türlü kitaplarını okuma fırsatı bulamadığım bir yazar. Zararın neresinden dönülse kardır..:)
Polisiye kitapları severim ama bu kitabın da yeri bende ayrı oldu.Sürükleyici, içinde birden fazla konu bulunan ve nasıl bittiğini anlayamayacağınız türden . Özellikle polisiye roman severler muhakkak okumalı..
                    Konusuna gelince ; roman Fransa ve Japonya kültürünü benimsemiş, daha doğrusu Fransa’da Japon kültürünü yaşamaya çalışan ve tam bir japon aşığı olan Passan’ ın içinde bulunduğu karmaşalarla ilgili. Passan evli ve iki çocuk babası bir komiserdir. Çocukluğu ve gençliğinin ilk evrelerinde kimsesizler yurdunda büyümüş, her türlü belaya bulaşmış fakat polis olarak hayatını düzene sokmaya çalışan bir kişidir.
Bir yandan bebek katili olarak düşündüğü Guillard ile – ki dogumcu olarak tanınıyor ve annenin karnını deşerek ortaya çıkan fetüsü yakmasıyla ünlü..-bir yandan evine saldırıda bulunan ve en yakın arkadaşlarının ölümüne neden olan olaylarla uğraşırken 11 yıllık karısını gerçekten tanıyıp tanımadığını da sorguluyor..

Kitapta birden fazla olay yer alıyor ve hepsi de birbirine bağlı olduğundan çok fazla detay veremeyeceğim. Ama az çok Japon kültürüne meraklıysanız ve köklerimizin bizi nasıl etkilediğini  merak ediyorsanız mutlaka okuyun derim…J

Birkaç Alıntı;
Sf58: Basit bir hayatın mı olsun istiyorsun? Sürüye  yakın dur ve orada kendini unut.
Sf357: Kin, uzun vadede hep kazanır.

24 Temmuz 2013 Çarşamba

ALLAH BENİ BÖYLE YARATMIŞ

ALLAH BENİ BÖYLE YARATMIŞ
PuCCa  ... Ve sonunda okudum... Nasılda merak ediyordum... Sürekli karşıma çıkıyor.. Okuyanlar sakın milletin içinde okuma yoksa sessiz sessiz gülmeye çalışır rezil olursun diyorlar... Tabi bende de bir merak sormayın gitsin...:)
D&R da indirime girmiş kaçar mı..:) Hemen aldım ve elimdeki kitap biter bitmez başladım...
Fakat ilk başlarda büyük bir hayal kırıklığına uğradım ve küçük bir kız eline almış kağıt kalem , basmış küfürü , acaba okumasam da birine mi hediye etsem diye düşünüyordum ki kitapla bütünleşebildim...:)
Sonradan başladım kıza üzülmeye .. Küçüklüğünde neler neler yaşamış .. Acaba diyorum ben o yollardan geçsem nasıl olurdum... 
Her neyse kitabı okudum .. Okudukça gülmelerimin yerini iç sızıları almaya başladı... Veee şu anda en sevdiğim kitaplarımın yanına koydum..:)  Bence mükemmel bir kitap... Hani yüzeysel bakılmadığında aile içerisinde yaşananların , boşanmaların ve yerine gelen yeni anne ve babaların çocuk üzerindeki etkisi bu olsa gerek.. İçim burkularak okudum... 
Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor.. Bir genç kızın üniversite dönemini anlatıyor.. Ve tabi ki yaşadıkları ve o yaşadıklarında yaşanan dünün izleri.. Ben beğenerek okudum .. Tavsiye ederim..:)  Hani belki ana yemek yerine değil ama yemek sonrası yenen bir tatlı niyetine okunabilir..:)

KIRMIZI

KIRMIZI
Ted Dekker … Uzun zamandır merak ettiğim ve nedense hep seveceğimi düşündüğüm bir yazar. Yazarın adı ve kitapların kapak tasarımı hep ilgimi çekmiştir..  Denk gelir gelmez de aldım… Ama seri olan bir kitap almışım …Sonradan fark ettim… L Fakat kitabı biraz incelediğimde serinin istenilen kitabından başlanabileceğini gördüm ve keyfim tekrar yerine geldi..:)
Kitap 600 sayfa hani hem güzel hem de kalın bir kitap okumak isteyenler için oldukça güzel bir seçim.. Yani benim için..:)
Kitabın konusunu gelince ; Thomas 25 yaşında bir genç ve ülkeyi yok etmeye başlayan Raison virüsü  ile savaşıyor. Tek amacı Monique de Raison’ ı bulup anti- virüs üretilmeye başlanmasını sağlamak…
               Diğer realitede ise Thomas 40 yaşında , Rachelle ile evli ve iki çocuğu var. 15 yıl önce bulunduğundan beri iyi bir savaşçı olarak yetiştirilmiş. Sonrasında ise Orman Muhafızları’nın komutanı olmuştur. Bu realitede dünya çöllerle kaplı, sadece bazı bölgelerde – ki sayıları 10 bile değil- ormanlık alanlar ve göller mevcut. Thomas bu ormanlık bölgeyi Çöl Sakinleri’nden (serserilerden) korumaya çalışıyor.
                  Thomas uyudukca bu iki realite arasında yer değiştiriyor ve tekrar uyuyana kadar o realite içerisinde kalıyor. Belirli bir süre sonra bu geçişler sorun olmaya başlıyor.. Çünkü herhangi realitede aldığı yara veya darp  diğer realitede de olmuş gibi etkisini göstermeye başlıyor…Bu da Thomas için ürkütücü gerçeği - herhangi birinde meydana gelen ölümle iki dünyadaki varlığının da sona ereceği- anlamasına neden oluyor …  Tabi bundan sonrası sürpriz..:)    Kitabı bitirrmeden elinizden bırakamayacaksınız…
Nefes nefese okunacak bir Ted Dekker destanı…J


Birkaç  alıntı..:)

Sf 115: ‘’ Ya tarihi değiştirmenin bir yolunu bulacak ya da yazıldığı şekilde tarihin yolunu izleyip öleceksiniz..’’

25 Haziran 2013 Salı

BİR YUMAK MUTLULUK

BİR YUMAK MUTLULUK
A Good Yarn
Debbie Macomber
Çeviren: Ozan Aydın
Sayfa Sayısı : 474
                               Debbie Macomber'in ilk kitabı olan Küçük Mucizeler Dükkanı'nı severek okumuştum. Bu kitap da bir  bakıma ilk kitabının devamı niteliğinde 
Kitabın ilk kahramanları olan jackline, Carol ve Alix bu kitapta da yer alıyor fakat asıl kahramanlarımız eskiden kumarbaz bir adamla evli olan Elis, eşinden yeni boşanmış 
kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Bethanne ve annesini kaybedip anneannesiyle yaşamaya başlayan ve ağır bir bunalım geçiren Courtney.
                               Kitap bu altı kadın ve Mucizeler Dükkanı'nın sahibi olan Lydıa nın iç içe geçmiş olan yaşamlarını anlatıyor. Kadınlar 
dostluğu, yardımlaşmayı ve kişisel gelişimlerinin ayrılmaz bir parçası olan yaşam sevgisini birbirlerine destek olarak atlatmayı başarıyorlar.
                            Bir Yumak Mutluluk  kitabını da Küçük Mucizeler Dükkanı gibi keyifle okudum. 
Ve yazarımızın dediği gibi ''hayatın karmaşasından'' uzaklaştım.....

Bir kaç alıntı;

Sf 217: Annie senin de kızın. Ayrıca o mutlu,huzurlu hayatı, sırf babasının aklı bacaklarının arasında olduğu için mahvoldu..
Arka Kapak: Doğduğumuz andan itibaren hepimize birer yumak iplik veriliyor;bundan mutluluğun desenlerini örmek ise bizim elimizde...


Ayraçlarım

5 Haziran 2013 Çarşamba

SONSUZA KADAR

SONZUSA KADAR
Kitap Matteo'nun Nora'ya olan büyük aşkını anlatıyor. Matteo Nora'yı çocuğunu ve dogmamış bebeğini bir kaza sonucu kaybediyor ve kendini bir çıkmazda buluyor. Nora'yı kaybetmek Matteo için hayatının anlamını da kaybetmek demek. Hayata tekrar tutunma çabaları. Matteo'nun babasının desteği ve kendini bulma çabaları, tanrının ne olduğu  ve eğer var ise nasıl bir sınavdan geçirildiği kitabın bütünün de sürekli  sorgulanan bir olgu.
                    Kitabı okurken de kendinizi Metteo yerine koyacaksınız ve hiç bir şeyin sonsuza kadar süremeyeceği ve onu kaybedene kadar da değerinin anlaşılamayacağını anlayacaksınız.
Ben kitabı okurken Nora'nın hayat felsefesini ilgi ile izledim diyebilirim. O'nun kitaplara ve şiire olan tutkusu ve beynini zengin bir kütüphane yapma çabaları beni çok etkiledi. Okumak dünyanın sadece yemek yeme, uyumak, sevişmek ve ölmekten ibaret olmasını engelleyen bir olgu olduğunu yaşam tarzıyla da çok güzel hissettiriyor.
Can Yayınları'ndan çıkan bu kitabı beğenerek okudum. Ama Yüreğinin Götürdüğü Yere Git kitabındaki tadı malesef bulamadım.Gene de Suzanna Tamaro kitaplarının hepsi ayrı bir tat veren beğendiğim bir yazar.Okumanızı tavsiye ederim.


29 Mayıs 2013 Çarşamba

VAHŞİ ADALET


        VAHŞİ ADALET
Kitabın kapağını görür görmez okumam gerektiğini düşünmüştüm ve kitap elime geçtiğinde bekleyen tüm kitaplarımı bir kenara itip okumaya başladım..:)  Kitap gerçekten de kurgusu mükemmel olan harika bir kitap...Hiç bir yerinde duraksama olmadan aynı heyecanı sonuna kadar hissedebiliyorsunuz..   
  Amanda hukuk fakültesinden mezun olur olmaz babasının hukuk bürosunda çalışmaya başlar. Babası ünlü bir ceza avukatıdır ve Amanda'da bu yolda ilerlemeyi düşünmektedir.
Olaylar telefonla gelen bir ihbarla başlar ve karşılaşılan manzara buzdolabındaki iki kesik baş ve gömülü haldeki dokuz ceset... Tüm kanıtlar Dr. Cardoni'nin suçlu olduğunu göstermetedir..Bir yandan Dr Cardoni suçlu gözükürken O da eski eşini suçlamaktadır...
Kitabı okurken sizde kendinizi dedektif gibi hissedip ipucu yakalamaya çalışacaksınız...Ama boşuna uğraşmayın..:)
Kitapla fotoğrafımı Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda çekildim...Vahşi Adalet kitabım da benimle birlikte gezerken....:)