YAYINEVLERİ
- ARKADYA YAYINLARI (2)
- CAN YAYINLARI (3)
- Deniz'de Yaşam.. (4)
- Deniz'le Satır arası... (7)
- DOGAN KİTAP (4)
- EPHESUS YAYINLARI (2)
- EVERETS YAYINLARI (3)
- KORİDOR YAYINLARI (1)
- MARTI YAYINLARI (7)
- OKUYAN US YAYINLARI (1)
- POSTİGA YAYINLARI (2)
- SİS YAYINCILIK (1)
- TİMAŞ YAYINLARI (1)
- YKY (1)
3 Mayıs 2013 Cuma
2 Mayıs 2013 Perşembe
İRONİ
İRONİ
Öyle bir dönem ki vergiler tamamen kaldırılmış,çalışanlar şirketlerin isimlerini soyadı olarak kullanmaya başlamış, şirketler arası rekabet son noktaya gelmiş ...Rekabetin tam kızıştığı bu dönemde satışı arttırmak için firmaların, rekabeti insani koşullardan tamamen uzak olan yöntemler denemeleri ve hatta sadece reklam amaçlı insanların öldürülmeye başlanması bardağı taşıran son damla olmuştur..
Jeneffer Devlet, bir anlamda .tekelleşme süreci olan bu düzeni kendi çabaları ile -ki devlet o dönemde söz sahibi değil ve her türlü kaynaklardan da yoksun-son vermeye çalışması....
Kitap tam bir zeka ürünü ..yazarın hayal gücüne hayran olmamak elde değil...Basının satın almamız üzerindeki etkisi bir yerde kitabın kendimize ''nereye gidiyoruz ?'' sorusunu sormamıza da neden oluyor...
Arka fonda ise gene sevgiliye duyulan aşk, çocuk sevgisi gibi temalar çok güzel bir şekilde işlenmiş...
18 Nisan 2013 Perşembe
UÇURTMA AVCISI
Yazar: Khaled Hosseını
The Kite Runner
Çeviren: Püren Özgören
Sf: 375
UÇURTMA AVCISI
Tam bir aydır kitaplığımda sırasını bekleyen bir kitapdı.Bu kadar
muhteşem bir kitabı nasıl bu kadar uzun bir zaman bekletebilmiştim bende
şaşırıyorum…
Senin için bin tane olsa yakalarım…Hüznüyle içimizi burkacak duygu
yüklü bir roman.
İçerisinde arkadaşlık,sevgi,kardeşlik , ihanet,geleneklere uyma
pahasına yok sayılan yaşamlar ne ararsanız yogun bir şekilde bulabiliyorsunuz.
Kitap; Emir ve Hasan adında iki çocuğun yaşamlarını anlatıyor.
Yaşamlarını anlatırkende ülkedeki toplumsal olayları birebir sizler de
yaşıyorsunuz.O dönmedeki Afganistan’ı sizde içinizde yaşıyorsunuz.Sovyet işgali ve
ardından toplumsal bir düzen beklerken Taliban baskısı..Dini kendi emelleri
için kullanan sözde bir dini akım ve sosyal çöküntünün aşama aşama gözler önüne
serilmesi.
Olağanüsti bir dostluk öyküsü…
Bir kaç alıntı...
sf 23: Çocuklar boyama kitabı değildir onları en sevdiğin renklere boyayamazsın.
sf 109:Bir insan öldürdüğün zaman , bir yaşam çalarsın.Karısını bir kocadan,çocuklarını bir babadan mahrum edersin.Yalan söylediğin zaman bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun.Aldattığın zaman ,bir insanın dogruluk adalet hakkını elinden alırsın.Çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur.
sf 198:....Öyle gecelerde herkes yatağın kendi tarafına çekilir, onu alıp götürecek olan ,kendi kurtarıcısına sığınırdı. Süreyya'nınki uykuydu. benim ki her zamanki gibi bir kitap.
12 Nisan 2013 Cuma
Fayanslara basınca emeklememiz değişti..):
10 Nisan 2013 Çarşamba
TANRI NEDEN FİKİR DEĞİŞTİRDİ?
TANRI NEDEN FİKİR DEĞİŞTİRDİ?
Yazar:
Aytun(ç) Altındal
Postiga
Yayınları
Çeviren:
Güldehan Aysan
Sayfa
Sayısı: 159
Tanrı ve Akıl ile Din ve Bilim’i iki
ayrı kutup olarak düşünmeyeler için.
Aytunç Altındal’ın özel bir kanalda programını
izlemiştim.Kitabını almaya o an karar verdim. Yazıları hakkında pek bir fikrim
yoktu.Ben de son kitabından başlamayı uygun gördüm.Tabi ki serinin ortanca
kitabını aldığımdan habersizdim…L
Bu kitap son dönem popüler kitaplar
gibi ; bir yandan kahve yudumlayıp bir yandan birşeyler atıştırırken arada da
okumak için değil…J Kitap ziyafet sonrası alınan tatlı değil de bir anlamda
ziyafetin kendisi.Tamamı 159 sayfa olmasına rağmen bir çok farklı kaynaktan
yararlanılmış. Titizlikle yapılan araştırmalar sonucu oratay çıkarılşmış bir
eser.
Hal böyle olunca sizde kendinizi
kaptırıyorsunuz.
Kitap da İslamiyet konu dışı
bırakılmış. Asıl araştırılan Hristiyanlık ve Yahudiliktir.
Mevcudiyet felsefi ve Akli/Zihinsel olarak algılanış biçimiyle
ele alınmıştır. Bunu yaparkende dönemin hahamlarından, filozoflarından (Aristo,
Luck, Home ..) ve bilim adamlarından açıklamalarda bulunarak mevcudiyeti derinlemesine incelmiştir.
Filozofların zamanın getirdiği eksiklikler ve dönemin içinde bulunduğu katı
sistem dolayısıyla sonuca ulaşamamaları ve gene de bugün için değerli sayılabilecek
araştırma yapmaları; (örneğin Newton’un ilahi anlamda yaptığı tek çıkarım Mekan
sahibi olmayan Zaman olmuştur.) önemli yer tutar. Newton için Tanrı’nın varlığı
gereklilikti fakat O’nun varlığını ispatlayamadı.
Zevk alarak okuduğum bir kitap….Uzun
zamandır beni bu kadar zorlayan bir kitap okumamıştım…
Birkaç
alıntı;
Sf 12: ‘’ Ey
insan :Bir matematikçi olduğunda ne kadar yüce ve güçlüsün,bir ilahiyatçı olamaya
kalkıştığında ise ne kadar küçük ve zayıf olduğunu anlıyorsun’’ Newton
Sf 146:
Bedenlerimiz yeryüzünde,kalplerimiz ise semadadır…
4 Nisan 2013 Perşembe
GÖKKUŞAĞINI YAKALAMAK
Yazar:Kathleen Long
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Çeviren:Buse Barış
Sayfa Sayısı: 310
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Çeviren:Buse Barış
Sayfa Sayısı: 310
GÖKKUŞAĞINI
YAKALAMAK
Okundu ve bitti…
Uzun zamandır beni bu kadar farklı
etkieyebilen bir kitap okumamıştım.Bir elimde mendil bir yandan ağladım bir
yandan da güzldüm..:) Karışık duygular içerisinde bitirdim kitabı….
Bernadette’nin hayata bakış açısı
aslında çogu bayanla aynı; Kilo sorunu,
kocası Ryan ve onun HYM (Hamile Yelloz Metres) si ile olan ilişkisi, ayrılık
çanları çalmaya başlayınca bir geriye dönüş ve acaba neleri eksik yaptım,
neleri yapabilecekken yapmadım ve hüzünlü bir geriyer dönüş isteği ve sorgulama….Aile
bireylerinin kaybı, işini kaybetme ve bu kaos içinde Gökkuşağını Yakalamaya çalışmak
oldukça zor ama imkansız değil…
Ben zevk alarak okudum bu
kitabı.Çünkü zorluklarla baş ederken yapılan mücadele okadar güzel ve farklıJ espirili bir dille donatılmış ki; yaşanan
her olayda bir yandan üzülüyor bir yandan da gülümsüyorsunuz…J
Kitabın başından sonuna kadar
Benadette’ ye yol gösteren , babasının onun için bıraktığı bulmacalar oluyor…Sonuçta
hepimizin bir dayanagı yol göstericisi yok mu..?
Yaşama sevinci ve hüznü bir arada
bulabileceğiniz bir kitap …Kitabı edindikten
sonra eminim ki yeri
kitaplığınızda ki baş köşe olacaktır..:)
Birkaç alıntı…
Sf 21: Eğer
biri size aile şirketinin çalışmak için sevimli, sıcak bir yer olduğunu
söylerse aksi yöne dogru çığlık atarak
kaçın.
Sf 90:…Telsiz telefonu kulağıma tutarken, ağzım
açık kendi yansımama baktım.Saçımın kendine ait bir hayatı olduğunu zaten
biliyordum ama başımda ki korkunç birşeydi.
Sf 172:
Yerdeki kırpılmış saç tutamlarını toplayıp çığlıklar ata ata en yakın perukçuya
gitmemek için kendimi zor tutarak,
aynadaki yansımama bir daha baktım.
Sf 176: Eğer
gözlerimi yeterince kısarak bakarsam…çok fena sayılmazdım.
Sf 284:
Kışın en soğuk zamanlarında, nihayet içimde hiç bitmeyen bir yazın olduğunu
öğrendim. Albert Camus
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)