2 Mayıs 2013 Perşembe

MÜZİK ÇALIŞMALARI

İRONİ

İRONİ
Öyle bir dönem ki vergiler tamamen kaldırılmış,çalışanlar  şirketlerin isimlerini soyadı olarak kullanmaya başlamış, şirketler arası rekabet son noktaya gelmiş ...Rekabetin tam kızıştığı bu dönemde satışı arttırmak için                    firmaların,  rekabeti insani koşullardan tamamen uzak olan yöntemler denemeleri ve hatta sadece reklam amaçlı insanların öldürülmeye başlanması bardağı taşıran son damla olmuştur..
Jeneffer Devlet, bir anlamda .tekelleşme süreci olan bu düzeni kendi çabaları ile -ki devlet o dönemde söz sahibi değil ve her türlü kaynaklardan da yoksun-son vermeye çalışması....
Kitap tam bir zeka ürünü ..yazarın hayal gücüne hayran olmamak elde değil...Basının satın almamız üzerindeki   etkisi bir yerde kitabın kendimize ''nereye gidiyoruz ?'' sorusunu sormamıza da neden oluyor...
Arka fonda ise gene sevgiliye duyulan aşk, çocuk sevgisi gibi temalar çok güzel bir şekilde işlenmiş...

18 Nisan 2013 Perşembe

UÇURTMA AVCISI


Yazar: Khaled Hosseını
The Kite Runner
Çeviren: Püren Özgören
Sf: 375






UÇURTMA AVCISI
Tam bir aydır kitaplığımda sırasını bekleyen bir kitapdı.Bu kadar muhteşem bir kitabı nasıl bu kadar uzun bir zaman bekletebilmiştim bende şaşırıyorum…
Senin için bin tane olsa yakalarım…Hüznüyle içimizi burkacak duygu yüklü bir roman.

İçerisinde arkadaşlık,sevgi,kardeşlik , ihanet,geleneklere uyma pahasına yok sayılan yaşamlar ne ararsanız yogun bir şekilde bulabiliyorsunuz.
Kitap; Emir ve Hasan adında iki çocuğun yaşamlarını anlatıyor. Yaşamlarını anlatırkende ülkedeki toplumsal olayları birebir sizler de yaşıyorsunuz.O dönmedeki Afganistan’ı sizde  içinizde yaşıyorsunuz.Sovyet işgali ve ardından toplumsal bir düzen beklerken Taliban baskısı..Dini kendi emelleri için kullanan sözde bir dini akım ve sosyal çöküntünün aşama aşama gözler önüne serilmesi.
Olağanüsti bir dostluk öyküsü…

Bir kaç alıntı...
sf 23: Çocuklar boyama kitabı değildir onları en sevdiğin renklere boyayamazsın.
sf 109:Bir insan öldürdüğün zaman , bir yaşam çalarsın.Karısını bir kocadan,çocuklarını bir babadan mahrum edersin.Yalan söylediğin zaman bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun.Aldattığın zaman ,bir insanın dogruluk adalet hakkını elinden alırsın.Çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur.
sf 198:....Öyle gecelerde herkes yatağın kendi tarafına çekilir, onu alıp götürecek olan ,kendi kurtarıcısına sığınırdı. Süreyya'nınki uykuydu. benim ki her zamanki gibi bir kitap.



12 Nisan 2013 Cuma

10 Nisan 2013 Çarşamba

TANRI NEDEN FİKİR DEĞİŞTİRDİ?


TANRI NEDEN FİKİR DEĞİŞTİRDİ?
Yazar: Aytun(ç) Altındal
Postiga Yayınları
Çeviren: Güldehan Aysan
Sayfa Sayısı: 159
Tanrı ve Akıl ile Din ve Bilim’i iki ayrı kutup olarak düşünmeyeler için.
Aytunç Altındal’ın özel bir kanalda programını izlemiştim.Kitabını almaya o an karar verdim. Yazıları hakkında pek bir fikrim yoktu.Ben de son kitabından başlamayı uygun gördüm.Tabi ki serinin ortanca kitabını aldığımdan habersizdim…L
Bu kitap son dönem popüler kitaplar gibi ; bir yandan kahve yudumlayıp bir yandan birşeyler atıştırırken arada da okumak için değil…J Kitap ziyafet sonrası alınan tatlı değil de bir anlamda ziyafetin kendisi.Tamamı 159 sayfa olmasına rağmen bir çok farklı kaynaktan yararlanılmış. Titizlikle yapılan araştırmalar sonucu oratay çıkarılşmış bir eser.
Hal böyle olunca sizde kendinizi kaptırıyorsunuz.
Kitap da İslamiyet konu dışı bırakılmış. Asıl araştırılan Hristiyanlık ve Yahudiliktir.
Mevcudiyet  felsefi ve Akli/Zihinsel olarak algılanış biçimiyle ele alınmıştır. Bunu yaparkende dönemin hahamlarından, filozoflarından (Aristo, Luck, Home ..) ve bilim adamlarından açıklamalarda bulunarak  mevcudiyeti derinlemesine incelmiştir. Filozofların zamanın getirdiği eksiklikler ve dönemin içinde bulunduğu katı sistem dolayısıyla sonuca ulaşamamaları ve gene de bugün için değerli sayılabilecek araştırma yapmaları; (örneğin Newton’un ilahi anlamda yaptığı tek çıkarım Mekan sahibi olmayan Zaman olmuştur.) önemli yer tutar. Newton için Tanrı’nın varlığı gereklilikti fakat O’nun varlığını ispatlayamadı.
Zevk alarak okuduğum bir kitap….Uzun zamandır beni bu kadar zorlayan bir kitap okumamıştım…
Birkaç alıntı;
Sf 12: ‘’ Ey insan :Bir matematikçi olduğunda ne kadar yüce ve güçlüsün,bir ilahiyatçı olamaya kalkıştığında ise ne kadar küçük ve zayıf olduğunu anlıyorsun’’ Newton
Sf 146: Bedenlerimiz yeryüzünde,kalplerimiz ise semadadır…

4 Nisan 2013 Perşembe

GÖKKUŞAĞINI YAKALAMAK

Yazar:Kathleen Long
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Çeviren:Buse Barış
Sayfa Sayısı: 310

GÖKKUŞAĞINI YAKALAMAK
Okundu ve bitti…
Uzun zamandır beni bu kadar farklı etkieyebilen bir kitap okumamıştım.Bir elimde mendil bir yandan ağladım bir yandan da güzldüm..:) Karışık duygular içerisinde bitirdim kitabı….
Bernadette’nin hayata bakış açısı aslında çogu bayanla aynı; Kilo  sorunu, kocası Ryan ve onun HYM (Hamile Yelloz Metres) si ile olan ilişkisi, ayrılık çanları çalmaya başlayınca bir geriye dönüş ve acaba neleri eksik yaptım, neleri yapabilecekken yapmadım ve hüzünlü bir geriyer dönüş isteği ve sorgulama….Aile bireylerinin kaybı, işini kaybetme ve bu kaos içinde Gökkuşağını Yakalamaya çalışmak oldukça zor ama imkansız değil…
Ben zevk alarak okudum bu kitabı.Çünkü zorluklarla baş ederken yapılan mücadele okadar güzel ve farklıJ espirili bir dille donatılmış ki; yaşanan her olayda bir yandan üzülüyor bir yandan da gülümsüyorsunuz…J
Kitabın başından sonuna kadar Benadette’ ye yol gösteren , babasının onun için bıraktığı bulmacalar oluyor…Sonuçta hepimizin bir dayanagı yol göstericisi yok mu..? 
Yaşama sevinci ve hüznü bir arada bulabileceğiniz bir kitap …Kitabı edindikten   sonra eminim ki yeri kitaplığınızda ki baş köşe olacaktır..:)
Birkaç alıntı…
Sf 21: Eğer biri size aile şirketinin çalışmak için sevimli, sıcak bir yer olduğunu söylerse  aksi yöne dogru çığlık atarak kaçın.
Sf  90:…Telsiz telefonu kulağıma tutarken, ağzım açık kendi yansımama baktım.Saçımın kendine ait bir hayatı olduğunu zaten biliyordum ama başımda ki korkunç birşeydi.
Sf 172: Yerdeki kırpılmış saç tutamlarını toplayıp çığlıklar ata ata en yakın perukçuya gitmemek  için kendimi zor tutarak, aynadaki yansımama bir daha baktım.
Sf 176: Eğer gözlerimi yeterince kısarak bakarsam…çok fena sayılmazdım.
Sf 284: Kışın en soğuk zamanlarında, nihayet içimde hiç bitmeyen bir yazın olduğunu öğrendim.  Albert Camus